but please feel ultra free to donate some money to me (contact via my email :-] ), due to the fact that i am fucking homeless!
Beynimin en yaratici oldugu gece saat 2-3 sularinda patlak vermis, birseyler uretme durtusunden yola cikarak gøkten dusen bir yerdir burasi...buyrun burdan yakin.(Homebrew Blog, 40% alcohol by volume)
23/01/2009
No more adsense
i've removed those adsense banners 'cos they basically generated almost no ca$h.
but please feel ultra free to donate some money to me (contact via my email :-] ), due to the fact that i am fucking homeless!
but please feel ultra free to donate some money to me (contact via my email :-] ), due to the fact that i am fucking homeless!
hayvan gibi çalışan insanoğlu
genelde alinti yapmayi pek sevmem ama soyle bi yazi buldum, cok begendim sayin seyirciler (itusozluk.com'dan alkolik2000 diye bi eleman super yazmis, hislerime tercuman olmus; helal ossun):
biziz biz. salih usta, semra hoca, fatma hemşire, tercüman barış, halkla ilişkilerci buse... daha nice sayamadığım postmodern devrin kurbanları. haftada 6 gün mesai, günde ortalama 9 saatten haftada 54 saat. bu ne demek? 2000 li yılların insanları kunta kinte den daha az zaman ayırabiliyorlar kendilerine.
çözüm basit:
haftasonu 3 güne çıkarılsın, mesai saatleri sabah 11 00, akşam 16 00 olarak düzenlensin. böylece haftada 20 saat çalışılsın.
ne bu koşturmaca anlamıyorum. niye eşşek gibi çalışıyoruz kardeşim, niye sürekli acelemiz var? şu işin hemen yetişmesi lazım, bunun yarın son günü. neden lan neden? olmayıversin, ne olur? dünya mı batar? batmaz. hayır, başka bir gezegenle soğuk savaş içindeyiz de benim mi haberim yok? kendi kendimize takılıyoruz işte dünyada, o zaman neden daha az çalışıp, daha çok tatil yapmıyoruz?
bazı çalışma ve bilim aşıklarının şu tarz olası argümanları olacağından şüphem yok.
-çok çalışırsak bilim ve teknoloji ilerler, insan ömrü de uzar. bak orta çağda ortalama ömür 35 yıldı, şimdi 70.
+ortaçağda yaşayan adamın çalıştığı saatleri ömründen düş, bir de benimkinden düş bakalım. herif benim 2 katım yaşamıştır.
-ama az çalışırsak kansere çare bulmamız 50 yıl uzar.
+az çalışırsak kansere yakalanma oranımız %50 azalır zaten. sen rahat ol.
-gün gelecek, dünyada kaynaklar bitecek. insanın varlığının devamı için o gün geldiğinde yüksek bir teknoloji...
+o kadar bilimden anlıyosun ama daha termodinamiğin 2. yasasından haberin yok. zincirlikuyu mezarlığında bile yazar hatta. "her canlı ölümü tadacaktır". entropi artar, yani düzensizlik artar. sonuçta yok olacağımız kesin. ölüm, yaşamdan üstündür. (bkz: rudolf clausius)
deliricem şerefsizim, aklım almıyor, kafam basmıyor. neden biz kendi kendimize "acaba marsta su var mı lan?" diye saçma sapan bir soru sorup, bunu öğrenmek için yüzbinlerce saat mesai ve milyarlarca dolar harcıyoruz? suyumuz mu yok? her yer su, gezegenin dörtte üçü su. mars' a adam gönderecekmişiz.git bakalım mars'ta su var mı?
-ben mars' tan döndüm abi.
+ee?
-su vardı.
+tamam hadi sen şimdi git yat. yorulmuşsundur.
varsa var, yoksa yok ulan. rahat mı batıyor bize?
-eğer uzayda bizden zeki canlılar varsa, neden bizi bulmadılar?
+neden olacak lan? tatil yapıyodur adamlar. adı üzerinde "bizden zeki canlılar" .
buradan dünya liderlerine sesleniyorum. g-8 ülkelerinin liderleri, asıl görev size düşüyor. sarkozy, merkel,
obama, gordon brown, medvedev-putin her neyse. azaltın şu mesai saatlerini, sonra da bütün dünyayı buna zorlayın.
hiç olmadı benim patronu zorlayın. tükendim.
edit: aslında birleşmiş milletleri de göreve çağıracaktım ama en fazla beni kınarlar diye gerek duymadım.(alkolik2000, 15.01.2009 10:11 ~ 16.01.2009 13:17)
biziz biz. salih usta, semra hoca, fatma hemşire, tercüman barış, halkla ilişkilerci buse... daha nice sayamadığım postmodern devrin kurbanları. haftada 6 gün mesai, günde ortalama 9 saatten haftada 54 saat. bu ne demek? 2000 li yılların insanları kunta kinte den daha az zaman ayırabiliyorlar kendilerine.
çözüm basit:
haftasonu 3 güne çıkarılsın, mesai saatleri sabah 11 00, akşam 16 00 olarak düzenlensin. böylece haftada 20 saat çalışılsın.
ne bu koşturmaca anlamıyorum. niye eşşek gibi çalışıyoruz kardeşim, niye sürekli acelemiz var? şu işin hemen yetişmesi lazım, bunun yarın son günü. neden lan neden? olmayıversin, ne olur? dünya mı batar? batmaz. hayır, başka bir gezegenle soğuk savaş içindeyiz de benim mi haberim yok? kendi kendimize takılıyoruz işte dünyada, o zaman neden daha az çalışıp, daha çok tatil yapmıyoruz?
bazı çalışma ve bilim aşıklarının şu tarz olası argümanları olacağından şüphem yok.
-çok çalışırsak bilim ve teknoloji ilerler, insan ömrü de uzar. bak orta çağda ortalama ömür 35 yıldı, şimdi 70.
+ortaçağda yaşayan adamın çalıştığı saatleri ömründen düş, bir de benimkinden düş bakalım. herif benim 2 katım yaşamıştır.
-ama az çalışırsak kansere çare bulmamız 50 yıl uzar.
+az çalışırsak kansere yakalanma oranımız %50 azalır zaten. sen rahat ol.
-gün gelecek, dünyada kaynaklar bitecek. insanın varlığının devamı için o gün geldiğinde yüksek bir teknoloji...
+o kadar bilimden anlıyosun ama daha termodinamiğin 2. yasasından haberin yok. zincirlikuyu mezarlığında bile yazar hatta. "her canlı ölümü tadacaktır". entropi artar, yani düzensizlik artar. sonuçta yok olacağımız kesin. ölüm, yaşamdan üstündür. (bkz: rudolf clausius)
deliricem şerefsizim, aklım almıyor, kafam basmıyor. neden biz kendi kendimize "acaba marsta su var mı lan?" diye saçma sapan bir soru sorup, bunu öğrenmek için yüzbinlerce saat mesai ve milyarlarca dolar harcıyoruz? suyumuz mu yok? her yer su, gezegenin dörtte üçü su. mars' a adam gönderecekmişiz.git bakalım mars'ta su var mı?
-ben mars' tan döndüm abi.
+ee?
-su vardı.
+tamam hadi sen şimdi git yat. yorulmuşsundur.
varsa var, yoksa yok ulan. rahat mı batıyor bize?
-eğer uzayda bizden zeki canlılar varsa, neden bizi bulmadılar?
+neden olacak lan? tatil yapıyodur adamlar. adı üzerinde "bizden zeki canlılar" .
buradan dünya liderlerine sesleniyorum. g-8 ülkelerinin liderleri, asıl görev size düşüyor. sarkozy, merkel,
obama, gordon brown, medvedev-putin her neyse. azaltın şu mesai saatlerini, sonra da bütün dünyayı buna zorlayın.
hiç olmadı benim patronu zorlayın. tükendim.
edit: aslında birleşmiş milletleri de göreve çağıracaktım ama en fazla beni kınarlar diye gerek duymadım.(alkolik2000, 15.01.2009 10:11 ~ 16.01.2009 13:17)
27/12/2008
Fuck X-mas v 2.0

evvela: gecen seneki post
bu sefer durum bitirme tezi + is arama mevzusu + ekonomik kriz ile de birlesince daha tadindan yenmez oldu. sansimi sikim arkadas!
21/12/2008
Ben...
(muzir oranda abnormal dusunme kaliplari, sacmaliklar muhteva eden yazi! achtung!)
- markete giderken en kisa dogrultuyu tercih ederim. camur olsun, cimen olsun tinlamam. zaten marketi de hergun temizliyorlar. pis ayakkabilarima pis atilan bakislar benligimi yildiramaz! her zaman bir dogrultuyu (path) en verimli sekilde kullanmayi dusunurum.
- evde bir ayakkabi gun icinde bana en ufak yamuk yapsin 2 hafta giymem onu. cezalandiririm kendi capimda. hala 3 yillik follos olmus bez ayakkabilari giyiyorum.
- (bi ayakkabi muhabbetidir gidiyor arkadas) evine gittigim zaman ayakkabi cikartma angaryasi uygulayanlari kinarim, hatta onlardan nefret ederim. bagdas kurarak durumu kendi capimda protesto ederim.
- su icerken soguyan kizgin bir araba radyatoru gibi hissederim kendimi. benzer sekilde, tuvalet fayanslarina ciplak ayakla basinca cayir cayir yanan duron cpu'nun heatsink'i gibi de hissederim.
- free software kullanir ve desteklerim oturdugum yerden. proprietary software kullananlara burun kiviririm. kendimi equilibrium filmindeki christian bale gibi hissederim. biyik altindan kis kis gulerim.
- ofiste, barda, markette vs vs "simdi bi kavga olsa nasil gelisir?" diye aklimdan olasi varyasyonlari dusunurum. "diyelim hatun bana cirmik atti, gozune viski bardagini bosaltirim. ama barmen de olaya girerse? kafasini bira musluguna carptirip bayiltirim, sonra da agzina muslugu dayar midesi patlayana dek iskence ederim!" diye diyaloglar gecer kafamdan. ayni zamanda da beyindeki playlistte obituary veya guzide bir death grubunun cillop parcasi caliyor, bunyeye adrenalin pompalanmasina yardim ediyordur.
- sinemada fragmanlardan sonra/hemen film baslamadan onceki "cit" sesi beni cok mutlu eder.
- kimi zaman wikipedia'da kendimi kaybederim. electroactive polymers'ten beastiality in japan'a kadar gitmis olarak bulurum kendimi.
- dis etkenler tarafindan uyandirilmayi hic sevmem. hatta ufak capli sok yasarim oyle oldugu zaman. tum nefret icime dolar. o yuzden en assaa 12 saat uyur kendi kendime uyanirim. ha bi de biyolojik saat diye bi olgu yok bende.
- bele bele
19/12/2008
Orgazm
02/12/2008
20/11/2008
~~~~
ETCHING
Have you asked why?
Oppressed yourself so long
Have you talked, to the anarchist within?
I cannot answer these without any disambiguation
Years had passed away, counter people had walked
Diminished
Yourself calls for you…unanswered calls
But it is going to be rough, especially with your self fortitude stands still
Once was a mighty wreck, that as once was
All thoughts centrifuged, all emotions stirred
A rainbow, just an imagination
As reality batters pitch black
Gray tones stomp so hard the image shifts to monochrome
Purple is no more, as if you have gone color blind
Black replaces gently and worship once more in your temple
Spirits decaying, yours is already rotten
Monks had a glance with their blank eye sockets
All the stand is now falling, grip is slippery
Lessening has never been so fine, ever
Cannot venture further, one step always at the rear…and the other leg is completely gone
Shattered dreams can be reshredded now as nocturnal emissions
…lay in the snow, frozen, amputate your own arm, let the pain be hollow
And ask yourself why?
Why?
There is no answer, not on this planet
Have you asked why?
Oppressed yourself so long
Have you talked, to the anarchist within?
I cannot answer these without any disambiguation
Years had passed away, counter people had walked
Diminished
Yourself calls for you…unanswered calls
But it is going to be rough, especially with your self fortitude stands still
Once was a mighty wreck, that as once was
All thoughts centrifuged, all emotions stirred
A rainbow, just an imagination
As reality batters pitch black
Gray tones stomp so hard the image shifts to monochrome
Purple is no more, as if you have gone color blind
Black replaces gently and worship once more in your temple
Spirits decaying, yours is already rotten
Monks had a glance with their blank eye sockets
All the stand is now falling, grip is slippery
Lessening has never been so fine, ever
Cannot venture further, one step always at the rear…and the other leg is completely gone
Shattered dreams can be reshredded now as nocturnal emissions
…lay in the snow, frozen, amputate your own arm, let the pain be hollow
And ask yourself why?
Why?
There is no answer, not on this planet
08/11/2008
18/10/2008
~
Laugh and the world laughs with you. Weep and you weep alone.
(artik kliselere karismis bir Oldboy repligidir, esaslidir)
(artik kliselere karismis bir Oldboy repligidir, esaslidir)
13/10/2008
Subscribe to:
Posts (Atom)
