02/10/2008

Docking Station (ve kendini trenin onune atma sendromu)


DIKKAT BURJUVAZI KOKAN YAZI!

Evvela docking station nedir? budur:












Kendini trenin onune atma sendormu nedir peki? Istasyonda tren beklerken psikoza girmek kendini sutunlara sarilirken bulmak ve cok feci bicimde kendini raylara atmak seklinde vuku bulan bir raatsizliktir.W. Churchill gibin kafadan sakat sahislarda ve iyice cozutmakta olan bendenizde bulunur.

Simdi ne alaka dimi? hayir efenim bayaa bi alaka var.gun boyu ofiste got buyuturken ortalikta tren olmadigi icin bunye kendini yeni arayislara sevk ediyor. zat-i alim bu dokink steysin denen zimbirtinin uzerinde oturmakta olan mutlu mesut dizustunu oradan almak istiyor (surekli). ama celiski su ki cogu zaman alamiyorum, ellerim izin vermiyor.arada bir eve getirip oyle bir koseye koyuyorum dizustu denen naneyi, birakiyorum kendi kendine calissin. kah virus scan ediyor, kah defrag ediyor nedensizce. bu ikisini ayirmaktan muthis zevk duyuyorum (sadistcesine)

pazartesi ofise gidemicem sanirim

16/09/2008

Yalniz


Dogarken yalnizdik
Ölerken yalniz ölecegiz
Su dunyanin aldaticiligi o kadar iyi ki,
Farkedince kan agliyor insanin ici

03/09/2008

Teambuilding Activities (Peh!)

Bugun sirket bizim departmanin calisanlari kaynassin, eglensin diye aktivite yapalim demis. gittik.

aslinda gunun plani superdi, gayet attiraktifti yani:

  • sabah acik bufe kahvalti
  • aktiviteler
  • kahve kek filan
  • acik bufe bar

aktiviteler ise normal sartlar altinda (NSA) gayet super aktivitelerdi aslinda. duvara tirmanma, fakir bungee jumping'i (agactan, 5 metre kadar filan. parmagimi cok fena siyirdim yaparken. ahh aciyor hala), bikac gubidik aktivite daha, ucurumdan halatla asagi inme (ucurumcuk aslinda, 10 metre filan) filandi.

ama muhendis surusunu bir araya getirince olmuyormus haci ben bugun bunu gordum. ne muhabbeti muhabbet (hala ofisteki projeler muhabbet konusu), ara ara kesintisiz sessizlik, sessizligi bozmak icin yapilan ultra-zoraki sakalar. "rahat olun abi" diyemedim tabii.gittim disarda sigara yaktim ki tek tiryaki ben oldugum icin bon bon bakislara maruz kaldim. muhabbetinizi sikeyim be arkadas, ben icmiyim sigarayi da kim icsin simdi?!

bu kadar atraksiyonu yapmaktansa bi kac kafa sirket elemaninla (yok aslinda oyle bisey) poker oynarim daha iyi (iste burada dunya kadar malin olcagina findik kadar *min olsun lafi mana kazaniyor, ya da ben daha uygun bi deyis bulamadim). 

bar atraksiyonuna gitsem buyuk ihtimalle beyin tumorunden gocecegimden gitmedim. yapicak bi isim olmadigi halde isim var dedim. tum cemaat "gel lan gel, super" turevinden israr etti -zoraki, refleks olarak-. hayir bilader yani beni iplemediginizi biliyorum, siz de biliyorsunuz neden bu"ooo olmadi amaaa!"??

acarim birami yaparim playlistimi bakarim keyfime. sirket sosyallesmesi bu kadar oluyormus demek ki, mikrodalgada yapilan pizza gibi tadi var.

31/08/2008

Bokluk

bugun yeni aldigim kitaplari koyacak yer ararken bir suru bokluk kagit, ivir zivir tuttugumu gordum. bi abandim temizledim hepsini. business derlserinden fotokopiler duruyordu ki o derslere 4 yilda toplam tas catlasin 10 kere filan gitmisimdir ahahahha ne adammisim ben yaw.

ahanda soyle bi obek olustu bunlardan:

29/08/2008

Özet

Neyzen Tevfik milleti öyle iyi bir özetlemiş ki:

Türk milleti gariptir

Her lafı kaldırmaz

İbne dersin kızar da 

Sikersin aldırmaz...


09/08/2008

Status Report (Helölölööööy!)

Kafam bu aralar biraz karışık olduğundan, utanmadan sikko ve çakma haiku'lar yazdım bir iki. aslında bakınca blogda yazan post larımın bilingual gittiğini görüyüz (trakya aazı). zaten kafam başlangıçta karışıkmız bi nebze de olsa. neyse bos zamanlarimda daha adam akilli seyler yazmaa calisirim da haiku-vari bokluklarim devam edecek gibi :)

20/07/2008

This Summer

This summer it kept raining
Fresh air and cool weather
Better appreciate those
Since you are going to work your ass off

19/07/2008

Bury me

When I die
Bury me facedown
So the whole world can
Kiss my ass!

18/06/2008

Om Arbejde

~~~~

Our deeds of valor echoes in scheisse

The future you have dreamed of already had been raked

Accept that and lye on the snow, motionless

Do not pray, space does not call you, God is deaf

In every environment, spurring oils of industrial cycle

Just let your fucking breath go, drown

Deeper deeper and deeper down

If one does not own the future; all the worries on earth will not alter scheisse!

The greener grass is nothing but a foul, naive nocturnal emission

~~~~

15/05/2008

Arbeit Macht Frei (osuruktan teyyare bir yazi)

yok yazinin nazilikle alakasi yok ama hayat kimi zaman "arbeit arbeit!" moda girebiliyor. anlatayim derdimi (stil canselmo'nun kimi yazi stilinden araktir, ahanda ™), bikac zamandir yazmiyordum zati:

-kimi zaman evsiz gibi mi yasasam lan diye dusunuyorum sokakta. haftada 5 gun calismak koyuyor. yanima da bi bitli bi kopek alirim (standart donanim), votka parasi ciksa yeter.

-bu ise surekli gitme olayinda cheat de yapamiyoruz oyunlardaki gibi. yapinca iyi olmuyor. evvelsi gun sabaha kadar oturduk (bikac da cigaralik sardik ayiptir soylemesi), uykusuz gittim. zombi gibi etrafta dolasmak adami fiziksel olarak da etkiliyor.

-soyle ki. benim bu lanet bunye uykusuz olunca mide iflas ediyor neredeyse. dedim yemek yemiyim hemen tuvalete gidiyorum, tadi da biseye pek benzemiyor. sonra baktim nikotin reaktorune donmusum bari sigara alti bisiler yiyeyim.

-yedim efendim afiyetle. sonra oturdum lanet bilgisayarin onune kendimi unuttum zart zort ofiste saliyorum. belli bir muddetten sonra burun alistigi icin ofisi natural habitatim haline getirdim. mutlu mesudum yani. gozler de idare ediyor, tam olarak kan canagina donmemislerdi.

-ofise arap arkadas girdi. az daha oluyordu. dedi "olm naapmisin", dedim "uykusuzum, stabil degilim" ve ofiste tek basima olmanin bir avantaji da gun yuzune gaz biciminde cikti (konusmalar ½ arapca ½ ingilizce, hayvan mayvan iyi anlasiyoruz). yogun bir gazdi bu, zyklon-b gibi bisidi. ventilasyon temizleyemiyordu. acaba yan ofistekiler olmus mudur diye de dusundum.

-erken ciktim (kactim) mekandan. dedim otobusle gitmeyim, yuruyeyim acilayim (ulan nasil da kendimi kandiriyorum yahu, sirf yarinki gazeteye "tum otobusu oldurdu! sala sala oldurdu!" diye mansetlere cikmamak icin). kotu bir fikirdi. yuru yuru bitmedi. yol boyunca da bol bol saldim. arkamda the sims'teki gibi yesil gaz bulutu olusuyordu. acik havayi severim. adeta gas propelled denizaltina donusmustum. arada bir rus denizaltilari var mi yok mu diye de etrafi kolacan ettim.

-eve vardim. sabah erken kalkmak; monotonluk; ofis; klostrofobi gibi keywordleri kafamdan gecirdim. sonra "sus ve yalamaya devam et" diye irkildim. haykiramadim bile. zaten uykusuzum bi de onunla ugrasmadim. "he he" dedim sizofrence ve "konformist miyim lan ben?" diye de ufak bi query yaptim bunyeye. tinlamadi hayvan bunye tabii. yatak adeta bir miknatisa donusmustu bile coktan.

-nabicam sonra, vurdum kafayi uyudum be bilader.